Fark etmeden sen olmuşum..

Sızım sen,
Kalp ağrım sen,
Gözyaşım sen..

O'nunla ilk karşılaşmamızda kalp ağrısından sıcak tenimin ellerim arasında buz gibi eridiğini hiç hissetmemiştim. Gecem o, gündüzüm oydu. Saatler onunla güzel, yaşam onunla keyifliydi. Bir göz bebeği misali en korunaklı uzvumdu. Tırnağı acısa kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Hiç yalnızlaştırmadım onu, her vakit nefesini hissediyordum. Fakat bir keresinde nefesimi alıp götürürcesine yalnızlaştırdı beni. O günden sonrada kalbimin en derininden zedeledi ve  ilmek ilmek dokuduğumuz emeği heba etti. Ardından ben yalnızlaştırdım, ardından o, ardından ben...

8 yıl geçti. Yıllar yıllar sonra aynı duyguları yaşıyorum. Yine parçalanıyor, ardından birleşiyorum bir hüznün ortasında. Acı çekmeyi hiçbir zaman bir sorun olarak görmedim. Hazırlıksız yakalanmam da bir cilvesi tabi. Tecrübeyle sabit bir yaşanmışlıklar olsa dahi, yeni bir acıya yıllar sonra nasıl göğüs gererim inanki bilmiyorum.

Acının, gücümü elimden alacağı şüphesiz bir gerçek. Mevlana'nın sözünü ettiği 'acının yemeğe lezzet kattığı kadar, yaşama da lezzet kattığını' bilen biri olarak lezzet alarak yaşayacağım. Bu da geldi bu da geçecek. Yağan o yağmurdan sonra neler geçmedi ki..

en yakınımdakine..


masumane

0 yorum: