Aslında kimseye özenmiyorum. kimseden de istediğim birşey yok.
Niye bu kadar hüzünlüsün diye sorarsanız, sonbahardan en çok Kasım'dan sorun bunu. Öleceğim falan da yok, ama özlediğim bir gerçek; kirlenmemiş her anımı.. 

Bir ıhlamur kokusunda yaşıyorum. John Fante okuyuşum boşuna değil, Jim Marrison da dinliyorum, Sylvia Plath'ın yaşamından da etkilenmediğim doğru değil. 

Uzun zamandır hiçbir kadınla oturmadım. Ve o kadar yabancıyım ki kendime. Deli gibi özlüyorum eskilerini. Bazen, ara ara, nadiren.. 





masumane

0 yorum: