Bu kadar erken nereye gidiyorsun?
O küçücük bedenine o tabut çok fazla değil mi?



Seni karşılamak için yollarda iken gözüm, seni kaybettiğimizi bir telefon sesinde duymak.. 

Herhalde dünyanın en acı durumu bu olsa gerek. Bazen bu hayata lanet ediyorum biliyor musun. Hep iyileri bizden aldığı için. Derler ki iyiler kaybetmez ama kaybedilirmiş. Seni de kaybettik...

Ah masumluğu sevgisinde taşıyan kuzenim, alıp seni bağrıma bassam, tabutuna bırakılmış duvağa gözyaşlarımı sürsem, özlemimi toprağına bıraksam ve hiç ayrılmasam ordan diyorum. Çok mu duygusalım bilmiyorum ama ağlamayı unuttuğum bir zamanda bunu yaşıyorum.

Gidişinle dağladın yüreğimi, hem de kimsenin yapamadığı kadar. Açıp yaralarımı göstersem sana kaç ah dökülür içinden, kaç sevgi pıtırcığı dökülür, kaç bağlılık, kaç sadakat. Canımızdan can alıp gittin.

İnan ki insan bu kadar harap etmez kendisini bir başkasına. Ama sen başkasın başka anlıyor musun. Yokluğuna alışmak çok zor olacak. Seni çok özleyecem...


masumane

0 yorum: