Goya'nın Hayaletleri (ing. Goya's Ghosts), yönetmeni iki En İyi Yönetmen Akademi Ödülü sahibi Miloš Forman olan 2006 yapımı film. 1792'de İspanya'da geçen filmde Goya'nın ilham perisi rolünde Natalie Portman yer alıyor. *

1792-MADRİD ENGİZİSYON MAHKEMESİ

    İspanyol ressamı Goya’nın eserleri peder ve rahipler tarafından tartışılmaktadır. Genel olarak kötü ve rahatsız edici bulunan bu eserler bir kişi tarafından iyi bulunmuştur. Bu kişi rahip Lorenzo’dur. Rahip Lorenzo insanların duadan uzaklaştıkları, kilisede bulunan çoğu kadınların dua bilmediğini söyler. Kilisenin eski, yani çeşitli yöntemlerle baskı uyguladığı dönemlere geri dönüşmesini düşünür. Bu düşünceler sonucu peder ve rahipler eski, katı sisteme geri dönmeyi kabul ederler. Rahip Lorenzo diğer rahiplerin karşısında yaptığı konuşmada onlardan Musevi, Protestan ya da Müslümanlık gibi diğer dinden olanların yakalanıp kiliseye getirilmesini ister. Bunları isterken nelere dikkat edeceğini söyleyerek dikkatli olmalarını söyler. Bunun üzerine rahipler gerekeni yapmak için şehri gezip insanları davranışlarını kontrol ederler. Gittikleri tavernada, domuz etini görünce tiksinen ve eti yememesi gibi hareketlerde bulunan Ines rahipler tarafından fark edilir. Rahiplerin tespiti sonrası Ines Engizisyon Mahkemesi’ne çağırılır.

   Mahkemede Ines’e domuz etini neden yemediği sorulur. Ines tadından hoşlanmadığını, sevmediğini söyler ve mahkeme bunu kanıtlamasını ister. Rahipler Ines’in gizli bir Musevi olduğunu düşünmektedirler ve bunu itiraf etmesi için işkence uygularlar. Ines bu acıya dayanıp, domuz etini sevmediğinden yemediğini söylemekte ısrar ederse Musevi olmadığını kanıtlamış olur.

  Ines’in babası Goya’nın yanına giderek kızından haber alamadığını ve bunun için Rahip Lorenzo ile görüşmek istediğini söyler. Goya Ines’in babası Tomas’a yardım etmek için Rahip Lorenzo ile konuşur. Lorenzo Goya’yı dikkate alarak Ines’in tutuklandığı yere gider; fakat Lorenzo Ines’e iyi yaklaşıp ondan yararlanır. Ines’e karşı yaklaşımı çirkindir.

   Lorenzo ve Goya Ines’in ailesinin yanına giderler. Lorenzo Ines’e yaptıklarının ortaya çıkmaması için, Ines’in ailesine yalan söyler. Ines’in Yahudi törenlerine katıldığını ve bunu itiraf ettiğini dile getirir. Bunun üzerine Ines’in babası Tomas böyle bir şeyin olamayacağını söyler ve kızının işkence sonucu acıya dayanamayarak söylediğini düşünür. Lorenzo ise kişi ne kadar acı çekerse çeksin haksız yere işkence gördüğünde Tanrının ona dayanma gücü vereceğini söyler. Lorenzo’nun bu sözleri üzerine Ines’in babası bir kağıda, “Ben Lorenzo ve itiraf ederim ki insan görünümüne zır olarak ben aslında bir şenpaze ve orangutanın aşağılık oğullarıyım ve kiliseye katılma amacım Engizisyona zarar vermektir” yazar ve kağıdı imzalamasını ister. Lorenzo imzalamayacağını söyler ve Ines’in babası kızına uygulanan işkencenin aynısını Lorenzo’ya uygular. Acıya dayanamayan Lorenzo kâğıdı imzalar. Bu kâğıdı kızını geri getirmesi adına Lorenzo’ya karşı tehdit olarak kullanır.

   Lorenzo, pederin yanına gider. Tomas’ın kiliseye yüklü miktarda bağış yaptığını bunun karşılığı olarak da kızının serbest bırakılmasını istediğini söyler ve pedere yalvarır. Peder bağışı kabul eder; fakat kızın serbest kalması durumunda kilisenin sorgulama gücünün yitireceğini düşünmesi sonucunda kızı serbest bırakmayı reddeder.

   Tomas kızının bırakılmamasının ardından, önce Krala çıkar ve Lorenzo’nın işkence sonucu imzaladığı itiraf mektubunu gösterir ve Kraldan kızının serbest bırakılması için yardım ister. Daha sonra ise bu mektup pederin eline geçer ve Lorenzo ortalıktan kaybolur kaçak durumuna düşer. Goya’nın çizmiş olduğu Lorenzo’nun portresi halkın önünde yakılarak Lorenzo adının ağzına alınması yasaklandı.

  Fransızlar, Fransa Kral’ını idam ederler ve bu haber İspanya Kralı’na ulaşır. Kral, kuzeni olan Fransız Kral’ı Louis’in öldüğünü öğrenince çaresizce odasına gider.

15 YIL SONRA

   Napolyon, baskıcı, katı görüşlü ve özgürlük karşıtı olanların sonu geldiğini söyler. İspanya Kralı’nın bile İspanyol olmadığını, kiliselerin Engizisyon Mahkemler’inin katı, baskıcı tutumu ve hala işkence yaptığı nedeniyle İspanya’yı ele geçirmeye karar verir. Napolyon ve askerleri İspanya’yı ele geçirerek kilisenin görev ve yetkilerini elinden alır.

   Fransız İhtilali’nin getirdiği eşitlik, özgürlük gibi düşüncelere dayanarak kilise mahkemelerince haksız yere işkence görüp, tutuklananların hepsi serbest bırakılır.

   15 yıl aradan sonra serbest kalan Ines ciddi zararlar görmüş, akıl sağlığını kaybetmiştir. Evine gittiğinde ailesini ölü olarak bulan Ines sığınacak kişi olarak daha önce modellik yaptığı Goya’nın yanına gider. Goya’na olan biten her şeyi anlatmak ister; fakat Goya’n sağır olmuştur ve onu duymaz. Ines’i anlamak için ona yazarak anlatmasını söyler. Ines içerde kaldığı sürede bir kız çocuğu doğurduğunu ve fakat kızını doğar doğmaz elinden aldıklarını yazar ve Goya’dan kızının bulunması için yardım ister. Bunun üzerine Goya Ines’e yardım eder. Goya, Ines’in kızını aramaya başlar ve bir gün Lorenzo ile karşılaşır.

   Bir zamanlar kilisenin daha baskıcı olmasını savunarak pederi ikna eden Lorenzo, kaçak duruma düştükten sonra Fransa’da saklanmıştır. Fransa’da çıkan özgürlük, eşitlik gibi anlayışları benimseyerek orada bir söz sahibi konumuna gelmiştir. Yargıçların ve İnsan Hakları Bildirgesi’ne dayanarak peder ve rahipler ölüm cezasına çarptırılmıştır.

   Lorenzo ve Goya karşılaştıktan sonra, Goya Ines’i Lorenzo’nun karşısına çıkarır. Ines ve Lorenzo’nun arasındaki konuşmayı anlayan Goya çocuğun Lorenzo’dan olduğunu anlar. Gerçeğin ortaya çıkmasını istemeyen Lorenzo Ines’i akıl hastanesine gönderir ve kızını aramaya başlar.

   Goya Ines’in kızını hala aramaya devam ederken tesadüfen kızı görür. Ines’e çok benzediğinden doğru kız olduğunu anlar ve Lorenzo’ya kızın yerini söyler. Lorenzo kızla konuşmaya gider ve kıza İspanya’yı terk etmesini söyler. Bunu kabul etmeyen kız kaçar.

   Goya Ines’in akıl hastanesinde olduğunu öğrenir ve ona kızını bulduğunu söyleyerek akıl hastanesinden alır. Goya ve Ines kızın yanına gider. Goya kızla konuşurken Lorenzo’nun emrindeki askerler tavernayı basar. Tavernadaki kızları toplatır ve sınır dışı ettirmek için yola çıkartır. Goya Loranzo’nun bunu yaptığını anlar ve yanına gider. O sırada Ines tavernada bulduğu küçük kızı kendi kızı zanneder ve alır.

   Goya ve Lorenzo konuşurken İngilizlerin, İspanya’ya yaklaştığı ve karşılarında hiçbir gücün duramayacağını öğrenirler. Kral kaçmıştır. Lorenzo, ailesiyle birlikte kaçarken kendisi yakalanmış, karısı ve çocukları ise kaçmayı başarmıştır.

   Hapiste ölüm cezası için tutulan peder, çıkarılarak görevine geri getirilmiştir. Lorenzo Tanrıyı insandan daha küçük gördüğü ve kiliseyi küçümsediği için ölüm cezasına çarptırılır. Lorenzo tüm halkın karşısında idam tahtasına çıkartılır. Akıl sağlığını kaybetmiş olan Ines, olan biteni anlamayarak bebeğimizi bulduk diye idam tahtasındaki Loranzo’ya gösterir. Lorenzo gülümser ve idam edilir. At arabasına konarak cesetini götürürlerken Ines Lorenzo’nun elinden tutarak ona eşlik eder ve yanından yürür. Goya ise Ines’in peşinden gider.

Goya'nın Hayaletleri Karakter Analizi;

   Flimde ki üç ana karakter; ünlü İspanyol ressam Francisco Goya, onun saf ve güzel modeli Ines ve kilisenin en etkili ismi olan Rahip Lorenzo’dur.

         Ünlü İspanyol Ressam Francisco Goya

     
   Yaşadığı dönemde resim sanatında büyük yankı uyandırmış olan Goya, engizisyonun cehenneme çevirdiği hayatlarının en büyük tanıklarından biriydi. Kilise ve saray ilişkilerini sıcak tutsa da, aslında her ikisine karşı son derece mesafelidir. Kimseyle gereğinden fazla dost görünmüyor, kimseyle de düşman olmaya niyeti yoktur. Tek istediği, istediği gibi resim yapmaktır ve eleştirilerinde fırçasını özgür bırakır.

            Saf ve Güzel Model Ines


   Ines, Goya’nın güzeller güzeli ilham perisi olan genç bir kadındır. Goya’nın kilise için yaptığı resimlerde model alır. Gençliğin ve masumluğun getirdiği bir saflığa sahiptir. Ne sistemle, ne de iktidarla bir derdi vardır. Engizisyon tarafından zindana kapatıldığında bile bunu anlayamayacak, sorgulayamayacak, aksine yaşadığı kötü günlerin en önemli temsilcilerinden olan Lorenzo’dan medet umacak, ona inanabilecek kadar temiz ve çocukça bir ruha sahiptir.

Kilisenin En Etkili İsimlerinden Olan Rahip Lorenzo


Kilisenin en etkili isimlerinden olan Lorenzo’nun asıl amacı her şeyin üstünde güce sahip olabilmektedir. Baskı karşısında insanın nasıl değiştiğinin ve insan ruhunun nasıl yoldan çıktığının en büyük kanıtıdır.

Goya'nın Hayaletleri Sahnelerle Film Çözümlemesi;


Filmde görülen bu sahnede azınlığın çoğunluğu nasıl etkilediğini görüyoruz. Ünlü ressam Goya’nın resimlerini kendilerini yanlış ve kötü yansıttığını düşünen rahipler Goya’yı yargılarlar. Kilisenin duvarlarına yapılmış olan melek fotoğraflarının aslında fahişeler olduğunu söylerler. Rahip Lorenzo bu görüşe karşı çıkarak, tek bir dua bile etmeyen kadınlarının varlığından söz eder ve bu kadınları bulamayacaklarını bunların yerine Goya’yı mı mahkûm etmeleri gerektiğini söyler. Bunun üzerine eski, katı ve baskıcı sistemlere geri dönmeleri gerektiğini söyler. Pederi ve rahipleri etkilemeyi başarır. Başta farklı düşüncelere sahip olsalar da azınlık durumunda olan rahip Lorenzo’dan etkilenirler görüşlerini kabul ederler.




  Bu sahnede filmin amacı verilmek istenmiştir. Hayatta kimin iyi kimin kötü olduğu belli değildir, hatta neyin iyi neyin kötü olduğu da açık değildir. Goya’nın Hayaletleri’nde karakterler yargıç sandalyesinden sanık sandalyesine oturabilirler. Adalet yoktur, kararların nedenleri yoktur, sadece her daim değişen prensipler ve uygulayıcılar vardır. Ines, Goya’ya karşıdaki portrenin yüzünün neden olmadığını sorduğunda, çünkü o bir hayalet cevabını alır. Ines şaşırır ve daha önce hiç hayalet görmediğini ama cadı gördüğünü söyler. Cadıyı çok korkunç çirkin bir şekilde ifade ettiğinde Goya, ‘benim tanıdığım cadı çok genç ve güzel’ der. Bu diyalogdan iyi ile kötünün belli olmadığını önyargıların bizi yönlendirdiği sonucunu çıkarabiliriz.





    Filimin bu sahnesinde önyargının sebep olduğu genellemeden bahsetmek doğru olacaktır. Çünkü Rahip Lorenzo farklı davranışlar sergileyenlerin yani Musevi ve Protestan dinlerinden olanların isimlerini alarak mahkemeye çağırmalarını söyledi. Bu yüzden gözlemciler genç ve güzel Ines’in masasına domuz geldiğinde tiksinerek baktığını görünce onun Musevi olduğunu düşündüler ve onunda ismini aldılar. Oysa Ines’in yememe sebebi sadece tadını sevmemesi ve hoşlanmamasıydı. Gözlemciler tarafından sırf bu sebeple mahkemeye çağrılması Ines’in hayatını değiştirecektir.





 Ines, ‘Bana gerçeğin ne olduğunu söyleyin!’, ‘Gerçek olan ne?’. Bu sözler filmin en etkili sahnelerinden birini oluşturmaktadır. Gerçek kime göre ve neye göre? Ines’in domuz yememesinin gerçek nedeni olarak gizli Musevi olduğunu düşündüklerinden dolayı onu işkenceye maruz bırakırlar ve gerçeği itiraf etmesini isterler. Oysa Ines gerçeği söylemektedir. Kilisenin masum insanları bile istedikleri cevapları vermeleri kendileri haklı çıkarmak istekleri için acımasızca işkenceye maruz bıraktıklarını görüyoruz.





    ‘Denize düşen yılana sarılır.’, misali filmin bu sahnesinde yaşadığı zulmün sebebi olan Lorenzo’dan bile medet umar. Çaresizliğin ve o anki psikolojik durumu Ines’in Lorenzo’ya inanmasını kolaylaştırır.





    Filmin bu sahnesinde empatinin hayatımızda ki öneminden bahsetmek mümkündür. Ines’in babası kızını haksız yere işlemediği bir suçtan dolayı içerde tutan Rahip Lorenzo’ya gerçek olamayan bir hikâyeyi itiraf etmesini ve imzalamasını izler. Başlangıçta Lorenzo, eğer gerçek söyleniyorsa Tanrı’nın acıya sabretme gücünü vereceğini savunmaktır. Kızına yapılan işkencenin aynısı Lorenzo’ya uygulayan Tomas gerçek olamayan bir şeyi itiraf etmesini ister. Lorenzo bu acıya dayanamayarak itiraf mektubunu imzalar. Bu şekilde Ines’in hissettiklerini anlamış ve sistemin ne kadar yanlış olduğunu anladığını umuyorum.





 15 yıl aradan sonra işgal üzerine Ines serbest kalmıştır. Çıktığında ise akıl sağlığını kaybetmiştir ve ciddi zararlar görmüştür. Birlik ve bütünlüğü sağlamak için uygulanan bu sistem çok yanlış bir sistemdir. İnsanlar işlemediği bir suç olsa bile karşı tarafı ikna edemediğinden bu cezaya mahkûm bırakılıyorlar. Engizisyon Mahkemesi insanlık dışı bir yargılama şeklidir. İnsan gördükleri işkencelerden sonra hayatlarına kaldıkları yerden nasıl devam edebilir ki? Ines de Engizisyon Mahkmeseni’nin kurbanı olup hayatı tamamen değişenlerden biri olmuştur.





   İki farklı insan ve iki farklı duygu… Filmin bu sahnesinde Lorenzo idam edilmek üzeredir. Ines ise olan bitenden habersiz mutlu bir şekilde safça bulduğu çocuğu Lorenzo’ya göstermek için çabalar ve gösterir. Bu sahnede ilgi geçen bir diğer olay ise Lorenza’nın idamından sonra halkın bir bayram sevinci yaşaması. İnsan hayatında duygular o kadar karmaşıktır ki kimi üzülür kimi sevinir kimileri ise çoğunluğun ruh haline bürünür. İnsanlara ölüm o kadar basit gelmiş olmalı ki bu sahnede birinin idam edilmesine bile bu kadar coşkulu sevinebiliyorlar.


Kaynak: SinemaKalemi

* Vikipedi


masumane

0 yorum: