Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen 26. Genç İletişimciler Yarışması Aralık ayında yapılmıştı.

Ödül töreni kapsamında, Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök'ün moderatörlüğünde, Hürriyet Gazetesi Yazarı Ayşe Arman, Radikal Gazetesi Yazarı Ezgi Başaran ve Posta Gazetesi Yazarı Candaş Tolga Işık'ın katıldığı "Bugün Başlasalardı" konulu bir panel ile gerçekleştirilmişti. Yazarlar panelde, mesleğe başlama öykülerini paylaşarak, öğrencilere “bilgisayar dilini öğrenerek kod yazın, blog kurun, yabancı dil öğrenin, istekli olduğunuzu gösterin, tutturuk olun, çok çalışın, başarısız olmaktan korkmayın” gibi önerilerde bulunmuştu. Yazıyı çok beğenmiştim, paylaşmaya bir türlü fırsat bulamadım. Şimdi eskimeden paylaşayım.


Ertuğrul Özkök
"Bugün başlasam ilk öğreneceğim şey program yazmak olurdu. Kare dünyada bulunmuş en önemli kapalı çizgi işaretinden biridir. Bu codingi yapan insan buna iki göz, bir tane daha bir şey koysaydı. Bunun üzerinden gitseydi nereye giderdi biliyor musunuz? Sünger Bop’u çizmeye gidebilirdi. Sünger Bop, bugün milyonlar kazandırıyor sahiplerine. Coding dediğimiz şey bu. İnsan ilişkileri kurmaktan korkmayın. Codingin kodlamak yanında öğrenmeniz gereken bir şey daha var marketing pazarlama"


 Ayşe Arman, "Ben yine gazeteci olurdum. Çünkü ruhuma ve kişiliğime oturan bir iş yapıyorum ki. Ben o röportajları yapıyorum ya aslında röportaj yaptığım için soru sormuyorum. Ben soru sormaya bayıldığım ve öldüğüm için soru soruyorum. Eğer kişiliğinize uyuyorsa sizi bundan daha çok uçuracak bir meslek yok"







Ezgi Başaran, "Benim hayatta birkaç kutsalım var. Onlardan biri gazetecilik. Dil öğrenin diyeceğim. Almanya, Fransızca falan değil bilgisayarın dili. Barack Obama geçen gün bir şey yaptı. Bilgisayara bir kare çizdirdi. Dünya'da bilgisayar dilini deneyen ilk başkan oldu. Ben şimdi çocuğumun ilk öğrenmesi gereken şeyin kod yazmak olduğunu düşünüyorum. Ben bugün gazeteciliğe başlasam birinci öğreneceğim şey kod yazmak olur. Bilgisayarın dilini konuşmak çok önemli"
 

Candaş Tolga Işık, "Ben bayağı okudum. Gen mühendisi olayım diye hatta yetmedi gittim yurt dışında da okudum. Buraya geldim bir ilaç firmasında çok havalı ve o yaşlar itibariyle kimsenin hiçbir gazetecinin kazanamayacağı paralar kazanırken. Yurt dışında radyoculuk yapıyordum burada da devam etmek istedim. Radyonun genel müdürü beni Rıfat Ababay'ın arkadaşı çıktı ve beni tanıştırdı ve o an benim hayatım değişti. Hayatımda hiçbir işte gazetecilik yaptığımda mutlu olduğum hazzı tatmadım"


masumane

0 yorum: