“Her şey doğar, büyür, ölür, yaprak düşer, dal kurur, kök çürür fakat orman kalır” demişti Mbuti kabilesinin ataları. Fakat artık öyle olmayacak, orman da ölecek.
Mbuti kabilesinin yaşadığı yağmur ormanları, akvaryumlarımızı süsleyen balıkların vatanı Malavi Gölü, 200 bin canlının yuvası olan Ovagano deltası, Myanmar ve Tayland’da okyanusa hayat veren mercan resifleri… Böyle giderse yer yüzündeki bu cennetler, hayat tarzımızın kurbanı olacak.

Yukatan Yarımadası ucunda Karayib Denizi ile Atlas Okyanusu’nu arasında bulunan Cancun’da 15 bin bilim insanı ve çevre gönüllüsü harıl harıl iklim değişikliğini ve alınacak tedbirleri tartışıyor. 10 gün sürecek konferansta kimi “Sera etkisi yapan gazların salımının aşağıya çekmeyenler cezalandırsın” kimi de “Kyoto Protokolünün şartları yerine getirilsin” diyor.

Tüm tartışma ve önerilere rağmen dünyamız geri dönülmez bir ‘kadere’ doğru gidiyor. Buzlar eriyor, sıcaklıklar artıyor, bazı yağmur ormanlarına damlalar düşmezken, bazı denizlerin seviyesi yükseliyor.
Co+life adlı ajans, iklim değişikliği nedeniyle yaşadığımız yüzyıl içinde yok olmayla yüz yüze kalan dünyanın 100 bölgesinden fotoğraflı bir albüm hazırladı. Fotoğraf altları ise AB’nin eski diplomasi şefi ile Nobel Barış ödüllü Desmond Tutu’nun gibi dünyaca tanınmış kişiler tarafından kaleme alındı.

Örneğin ünlü sanatçı Joss Stone “Bu dünya hepimizin. Herkes bu güzelliği ve hediyeyi korumakla hükümlüdür” diyor. Afrikalı lider Tutu ise “İklim değişikliği 21.yüzyılın en büyük tehlikesidir” görüşüyle ‘baba’ gibi laf yazıyor fotoğrafların altına. İşte “Yakında kaybolacaklar” adıyla yayımlanan çalışmada dikkat çeken bazı bölgeler ve son durumları:

Chicago: Nüfusu 9,5 milyonu bu kentte yüksek derecedeki sıcaklık yüzünden hayat çekilmez olacak. Sıcak dalganın yanı sıra sellerin de hakim olacağı kentte son 30 yıl içinde ortalama 1,5 derece sıcaklığın arttığı tespit edildi. Yani böyle giderse yüzyılın sonunda dünyanın en renkli kentlerinden olan Chicago’dan göç başlayabilir. Tehlikeli metropeller listesinde ayrıca Rotterdam, Venedik ve Teksas da bulunuyor.

Ovagano deltası: Dünyanın denize dökülmeyen en büyük iç deltası yok olmayla karşı karşıya. Hem de 15 bin metrekarelik alanında ev sahipliği yaptığı dünyanın en zengin vahşi hayatıyla. Angola'dan çıkan Okavango Irmağı ile beslenen deltada neler yok ki? Kurbağalar, sadece bu bölgeye özgü olan Nil Timsahı, yayın balıkları, filler. Toplamda 200 bin memeli hayvanın sığınağı olan bu delta iklim değişikliği yüzünden yüzyılın sonuna doğru sıcaktan cehenneme dönüşecek.

Mbuti kabilesi: Kimilerine göre ‘ilkel’ yaşıyorlar, fakat belki de dünyanın tek huzur ve barışın hakim olduğu bölge. Avcılık yapmayarak doğa hayatına zarar vermek istemeyen kabile üyeleri, ekosisteme zarar vermemek için de yiyebilecekleri yüzlerce bitki çeşidine de dokunmuyorlar. Ancak böyle giderse, onlar da küresel ısınmaya kurban gidecekler.

Kabilenin yaşadığı ve dünyanın en büyük ikinci yağmur ormanın olduğu Kongo’daki Itiru ormanlarında yağmur gittikçe azalıyor. Önümüzdeki 50 yılda ise yağmur yarıya düşecek. Kuraklıkla birlikte belki de çevre dostu ‘son ilke kabile’ Mbuti de yok olup gidecek. Zaten Mbuti felsefesine göre “her şey doğar, büyür, ölür, yaprak düşer, dal kurur, kök çürür fakat orman kalır”. Fakat ormanın da öldüğünü acı bir şekilde öğrenecekler.

Mercan resifleri: Okyanusların yüzey alanlarının yüzde birini örten mercan resifleri de küresel ısınmadan nasiplerini alacak. Genellikle bir dış iskelete sahip taş olan bu mercanlar daha çok Pasifik Okyanusu ile tropikal suların derinliklerde gizlenirler. Asya’da ise özellikle Batı Myanmar ve Tayland’da bulunurlar. Hareketleriyle deniz hayatına katkı sunan mercan resifleri; hayvanlar ve bitkiler için kalsiyum üretiyor. Ancak ekosisteminin önemli bir halkası olan bu mercan türü yükselen deniz seviyesi yüzünden okyanusun derinliklerinde ‘SOS’ veriyor.

Malavi Gölü: Çevresinde 14 milyon insanın yaşadığı göl, dünyanın en büyük gölü. Malavi balıklarının sadece burada yaşadığı göl, Doğu Afrika’da Tanzanya, Malavi ve Mozambik'e de hayat veriyor. Çölün ortasındaki vaha gibi. Yaklaşık 1500 balık türünün yaşadığı göl özellikle akvaryum balıklarıyla ünlü. İklim değişikliğinin tahmin edilen gibi sürmesi halinde ise 2050’de sıcaklık bu bölgede üç derece daha artacak. Çöldeki cennet kuruyacak, belki de akvaryumlarımız balıksız kalacak.

Mekong Irmağı: Asya’nın en uzun ırmağı olan Mekong, kıyısında yaşayan yaklaşık yarım milyar insanın geçim kaynağı. Aynı zamanda dünyanın en büyük ırmağı sayılan Mekong havzasının civarında yaşayan halkların yüzde 90'ı tarımla uğraşır. Çin’deki pirincin üçte birinin yetiştirildiği bu havzaya düşen yağmur oranı ise gittikçe düşüyor. Kayalık, engebeli, bazen de geniş vadilerden geçerek hızla güneye doğru akan nehrin ömrü böyle giderse yüz yıldan bile az olacak.

FOTOĞRAFLAR: Co+life










Kaynak


masumane

0 yorum: