Pasif içicilik, başkalarının içtiği sigara dumanına veya sigara dumanı içeriğinde bulunan kimyasal maddelere maruz kalarak soluma durumudur.
Kendisi sigara içmeyen birinin sigara dumanına maruz kalması, istek dışı olarak gerçekleştiğinden, olaya bu isim verilmiştir. Sigara içenler tarafından dışarı verilen dumana “çevresel tütün dumanı” adı da veriliyor.

Sigara içen kişi tarafından, sigara dumanının sadece %15’lik bir bölümü solunuyor. Geri kalan yüzde ise dışarıya veriliyor. Bu nedenle de pasif içicilerin zarar görme riski daha yüksek. Tütün dumanında bulunan gazlar ve küçük parçacıklar, 60’ın üzerinde kansere neden olucu kimyasal madde içeriyor. Bunun dışında, sigara kullanmayan birisi sigara dumanına maruz kaldığında solunum yolları rahatsızlıkları, gözlerde yanma, öksürme ve burun çekme, baş ağrısı ve dikkat azalması gibi olumsuz etkiler de ortaya çıkabiliyor.

Pasif içicilik her yıl 600 bin kişiyi öldürüyor
Dünya genelinde her 100 ölümden biri pasif içiciliğe bağlanıyor. Bu da yılda 168 bini çocuk olmak üzere 600 binde fazla kişinin pasif içicilikten dolayı öldüğü anlamına geliyor.

The Lancet isimli İngiliz sağlık dergisi tarafından yayınlanan tahminlere göre, ev içinde sigara içen anne babalarından kendilerini soyutlayamayan çocuklar pasif içiciliğin birinci kurbanları oluyor.

Dünya genelinde yaşanan her 100 ölümden biri, diğer bir ifadeyle 168 bini çocuk olmak üzere 600 bini aşkın kişi pasif içicilikten dolayı hayatını kaybediyor. Bu sayıya aktif içicilikten her yıl ölen 5,1 milyon kişi eklendiğinde sigaradan ölenlerin sayısı 5,7 milyona çıkıyor.

İlk kez pasif içiciliğin küresel boyuttaki etkilerine ilişkin bir araştırma yayınlanıyor. Özellikle Stockholm Karolinska ve Dünya Sağlık Örgütü’nce (WHO) yapılan araştırmada 192 ülkenin tümünü kapsayan 2004 yılına ait son veriler kullanıldı.

Pasif içicilikte ölenlerin yüzde 28’i çocuklardan oluşuyor. Ölümlerin üçte ikisi de Afrika ve Güney Asya’da gerçekleşiyor. Araştırmacılar, “Bulaşıcı hastalıklar ve tütünün bu bölgelerdeki çocuklar için ölümcül bir bileşim oluşturduğu görülüyor” diye kaydediyor.

Araştırmacılar WHO’nun çerçeve sözleşmesinin “acilen güçlendirilmesini” öneriyor. Özellikle de sigara vergisinin arttırılması, nötr (markasız) sigara paketlerinin üretilmesi ve sağlık mesajlarının arttırılması isteniyor.


masumane

1 yorum:

    Adsız dedi ki...

    Çocukların yanında içmesekte üstümüze sinen koku onları direkt potansiyel içici yapıyor annesinin kokusu ile özdeşiyor düşünebiliyor musunuz iğrençliği...elektronik sigara kanserojen sigaradan bile zararlı diyorlar..ben kullanıyorum sigaradan öleceğime esigaradan ölütüm hiç yoktan leş gibi kokmam..Ayrıca ovale kullandığım günden beri sigara içmedim ve esigara içimimde her geçen gün azalıyor..okuduğum bir haberde sigarada 4500 zararlı madde ve 90 küsür de kanserojen madde var diyorsu..elektronik sigara da da nerdeyse yok denecek kadar az diye bir akadeik yorum çıktı ama hemen bu yorumun üstüne bir daha olumlu bir şey duyamadık..Nedeni bana göre çok açık bilmem sizler anlayabildiniz mi bence işe yarıyor ve ne öksürük ne balgam..ne uykusuzluk, snir gereksiz yeme gibi sorunlarım yok...VE çok daha enerjiğim.

  1. ... on 10 Ocak 2014 13:13